Çek Proton Tedavi Merkezi Hakkında - Proton Tedavisi

Proton Tedavisi

Esas olarak protonların fiziksel özelliklerinden ve dokularda spesifik dozda dağılımlarından dolayı Proton Terapi çok ileri bir metoddur. Bu metod ile tümör lokal olarak kontrol edilebilir, sağlıklı dokulara hasar verme riski daha azdır, komplikasyon riski düşüktür ve çabuk iyileşme şansı vardır.

Konvansiyonel ve Proton terapileri aynı biyolojik etkiye sahiptir. Belli enerjiye sahip ışınlar dokuya nüfuz ettiğinde engelle karşılaşır ve enerjileri aktarılır. Bu enerjinin miktarı partiküllerin ağırlığına ve hızına bağlıdır. Konvansiyonel bir ışın 30 MeV (milyon elektron volt) değerine ulaşabilir çünkü kütlesi sıfıra yaklaşmaktadır, proton ışınları ise 200 – 230 MeV gibi daha yüksek mertebelere ulaşabilir. Öğretici olması açısından pinpon ve golf topu arasında kıyaslama yapılabilir.

Dokularda oluşan radyasyon ve iyonizasyon sonucunda DNA’yı (deoksiribonükleik asit – genetik bilgi taşıyıcı) bozan serbest radikaller oluşur. İyonizasyon boyutu, doku oksijenasyonu üzerinde etkili olan diğer koşullara bağlıdır. DNA üzerinde irreversibl hasar oluşur veya hiçbir bozunma olmaz. Etkilenen hücreler ise bölünemezler ve muhtemelen ölürler.

Proton Terapi hidrojen atomunun çekirdeğinde bulunan ve proton adı verilen pozitif yüklü elementer parçacıklara dayanır, bunlar elektronlardan çok fazla olan belirli bir ağırlığa sahiptir. Protonlar, hızları yaklaşık olarak ışık hızının yarısı olacak şekilde siklotronlarda hızlandırılır. Bu aynı zamanda onların 230 MeV ‘a ulaşan ve tümörleri yaklaşık 30 cm derinliğe kadar etkileyen enerjilerini belirler. Protonlar kuvvetli bir magnetik alan vasıtasıyla dar ışın demetleri (pencil beam – kalem ışın) biçiminde gönderilir ve 3 boyutlu (3D) görüntüleme sayesinde yüksek hassaslıkla malignan tümör üzerine transfer edilir. Parçacıkların yavaşlaması esnasında tümörlü dokuda iyonizasyon ile birlikte enerji açığa çıkar ve etkilenen hücrenin DNA’sına hasar verilir. Şayet bu hasar yeterli derecede ise, hücre bölünmeyi durdurarak derhal ölür. 

Proton ışınlarının en önemli avantajı, enerjinin büyük bölümünün Bragg Sırtı (Bragg Peak) adı verilen bölgeye transfer olmasıdır. (Örn. maksimum bozucu etkiye sahip olacak şekilde ve doğrudan tümör üzerine.) Hızlandırılmış partiküllerden oluşan ışınlar yüksek enerji düzeyine sahiptir ve kesin hassaslıkta yönlendirilmiştir. Enerjinin büyük bölümü sadece tümörlü dokuya transfer edilir. Günümüzde kullanılan radyasyon prosesleri ile kıyaslandığında, tümör önünde bulunan sağlıklı dokuyu korur ve tümörün arkasında sağlıklı dokuya hiç zarar vermez. Hasta izomerkez sistemi içerisinde her yönden radyasyona maruz kaldığı ve ışınların şiddeti (IMPT) ayarlarlandığı için, bu metod sayesinde yan etkilerde ileri düzeyde azalma sözkonusudur.

Grafikte her bir iyonlaştırıcı radyasyon için enerji dağılım derinliği verilmiştir. Foton eğrisi, ani olarak deri altında oluşan maksimal enerji kaybını ve akabinde devam eden kademeli kayıpları göstermekte ve böylece tümörün önünde bulunan sağlıklı doku, tümörden çok daha yüksek dozda radyasyona maruz kalmaktadır. Proton derinlik eğrisine göre vücuda girişten itibaren enerji kaybı az olmaktadır, belirli bir derinlikte maksimum değerine ulaşır ki bu Bragg Sırtı olarak adlandırılır, bu noktada enerji transferi tümörde hedeflenen bölge üzerinde adeta ‘’ patlar ‘’ ve sıfıra doğru azalarak tümörün arkasındaki sağlıklı dokuya zarar vermez.

Proton Işınlarının düşük giriş dozu, istenen derinlikte maksimal enerji dozu ve sıfır çıkış dozu gibi fiziksel özellikleri, hasta vücudu içerisinde doz dağılımının çok yüksek hassaslıkta modulasyonuna imkan vererek proton radyoterapinin temel avantajını ortaya koyar. Bu özellik sayesinde tümör üzerinde uygulanan doz yaygın kullanımlı konvansiyonel tekniklere nazaran daha yüksek bir kademeye arttırılabilir, diğer yandan radyasyona hassas çevre dokular üzerindeki doz azaltılır.


   
 

  Şekil 1. Günümüz teknolojisi proton ışınları ile farklı yönlerden radyasyonu mümkün kıldığı için radyasyon uygun olarak module edilebilir (IMPT – Yoğunluk Modülasyonlu Proton Terapi), tümör yakınlarında bulunan hayati organları hasara karşı tamamen korumak mümkündür. Proton ışınları tedavi edici olanakların kısıtlı olduğu ve konvansiyonel terapinin büyük ölçüde yan etkiler gösterdiği malign tümörlerde kullanılabilir.

Şekil 2. Yoğunluk Modülasyonlu radyoterapi (IMRT) gibi tümörlerin farklı şiddetlere sahip ışınlar ile ışınlandığı ileri konvansiyonel radyoterapi metodları veya stereotaktik radyoterapi (Cyber Knife ve Gama Knife) metodları tümör ve sağlıklı dokularda doz dağılımı konusunda önemli gelişmeler sağlamıştır. Bu teknikler küçük bir alanı hedef alan yüksek dozda radyasyonu temsil etmektedir, genellikle odaklanmış çok sayıda ve şiddetli iyonlaştırıcı radyasyon ışınları şeklindedir, hedef bölge dışında ise radyasyon azalmaktadır. Fakat bu ileri metodlarda dahi fotonların fiziksel özellikleri değişmez ve sağlıklı dokuları radyasyondan tamamen korumak mümkün değildir. Üstelik streotaktik radyoterapinin kullanım alanı sadece çok küçük tümörler ile sınırlıdır.

Konvansiyonel foton ışın demeti en yüksek dozda radyasyonu tümörün ön kısmında transfer eder ve ardından radyasyon tümörün içine ve tümörün arkasında bulunan sağlıklı dokulara nüfuz eder. (şekil 2) Buna karşın proton ışınları minimal dozda radyasyonu tümörün ön kısmında transfer ederek, tümörlü bölgede maksimal dozda radyasyon olması sağlanır ve tümörün arkasında radyasyon dozuna rastlanmaz.


Proton Terapisi ve günümüzde kullanılan konvansiyonel radyoterapi karşısında avantajları

  • Sağlıklı dokulara en az hasar vererek önemli organlara ve yapılara yakın bölgelerde tümör tedavisi yapılabilir, çocuklarda tümör tedavisine olanak sağlar
  • Radyasyon ile terapi esnasında ve terapi sonrası yan etkilerin oluşum riski düşüktür, terapi sürecinin kesilmesinin ardından hastalar hızla iyileşir
  • Tümör üzerine kesin odaklama ve radyasyon esnasında sağlıklı dokular için maksimum koruma sağlayarak sekonder malignan tümörlerin oluşumunu kesin olarak önleyebilir
  • Tümör hücrelerinin eradikasyon (bozunma) olasılığı ve hastanın uzun vadede sağ kalma şansı yüksektir
  • Sonuç olarak tedavisi zor ve terapi esnasında önemli derecede yan etkilere maruz kalan hastalar için müteakip tıbbi ve sosyal bakım masraflarından tasarruf sağlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

Přednosti protonové léčby 

 


 

 Proton Terapi Video